İŞTE İSKELE'DE DÜĞÜN GELENEĞİ.. İLK ATEŞ ® || Kültür, Sanat ve Edebiyat ... || Güncel haberler, yazarlar, son dakika, haber, anında haber, spor
OĞUZHAN KÖSEOĞLU Anasayfaya Dön
oguzhan_39_20@hotmail.com  

Sevgili İlkateş okurları; bu yazımda sizlere İskele düğün geleneklerini, fotoğraflar eşliğinde anlatmaya çalıştım. Eğer İskele düğünü yaşamak istiyorsanız, yazı dizimi dikkatlice okuyun. Buyrun bakalım. İskele'de düğün var..! Vursun davullar, oynasın dekikanlılar, kızlarrr..!! An ve an, fotoğraf fotoğraf İskele düğünü huzurlanızda..

İlk önceAllah’ın emri, peygamberin kavliylekız istenir.

Kız istenip söz alındıktan sonra; oğlan evi gelin kız ve yakınlarına, kız evi de damat ve yakınlarına yağlık dediğimiz bohçaları verir. Bu bohçalarda çeşitli hediyeler vardır. Aynı gece kız evinde akrabalarla birlikte bir oyun kurulur, oynanır ve eğlence yapılır. Daha sonra belirlenen bir tarihte nişan töreni yapılır. Nişandan önce bileziğe gidilir. Gelin kıza bilezik, zincir, kolye yüzük, saat ve elbiseler alınır. Damada yüzük, saat, künye ve takım elbise alınır. Ayrıca yakınlarına ve akrabalarına gömlek, yazma, elbise gibi hediyeler alınır.

Nişan gecesinde eğlence düzenlenir. Gecede gelinle damat oynarken akrabaları ve misafirler de onlara katılırlar. Nişan töreninde saygı duyulan bir kişi kısa bir konuşma yaparak gelinle damada mutluluklar dileyerek yüzükleri takar ve kurdeleyi keser. Ardından gelin kızave damada takılar takılır. Sonrasında eğlence devam eder. Yöresel oyunlar ve güncel oyunlar oynanır. Gecenin sonuna doğru köyün gençleri ve damadın arkadaşları oynarlar.

Nişandan sonra davullar tutulur ve belediyede resmi nikâh kıyılır.

Düğün tarihi gelince 1. gün akşamüstü davullar gelir, çalarak oğlan evine giderler. Damadın gençlerden iki yakını, bayraktar olurlar. Düğünde bayrağı onlar taşırlar. Düğün boyunca boyunlarına birer yazma bağlanır. Bizde bayrağı yere düşürmek ve yere değdirmek çok büyük saygısızlık sayılır onun için de bayrağı yere kim düşürürse, tavuk ve horoz gibi bir hayvan keserek onun kanını akıtır. Bayraktarlar davullarla beraber en son düğün olan evde duran bayrağı alarak düğün evine gelirler.

Akşam oğlan evi, kız evi akrabaları ve komşuları kız evinde toplanırlar. Gelin kız, damat, oğlan ve kız yengeleri birlikte köyü dolaşarak herkesi kınaya davet ederler. Tekrar kız evine gelinir evde kadınlar eğlence yapar, oynarlar. Gecenin ilerleyen saatlerinde kızın başına kına yakılır.

Düğünün 2.gününde sabah erkenden yemek kazanları vurulur.

Düğün evinde davullar çalmaya başlar. Sonra davullar eşliğinde bayrak önde, traktörler arkada kız evine doğru hareket edilir. Kız evinde bir yandan davullar çalarken, diğer yanda komşular ve akrabalar sepi dediğimiz sandık içindeki çeyizleri, yatak, yorgan, yastık, halı, kilim vb. eşyaları traktörlere yüklerler. Bayrağı taşıyan bayraktarlar önde, davullar arkalarında daha geride sepi dediğimiz çeyizleri taşıyan traktörler ve onlarla beraber yürüyen akrabalar köyü dolaşarak sepileri gezdirirler. Sonra çeyizler oğlan evine getirilir. Sepi dediğimiz çeyizler indirildikten sonra yakın akrabalar ve komşular tarafından oğlan evine serilir. Sepiyi serenlere gitmeden önce yemek verilir. Misafirler çeyizleri görmek için eve gelirler.

Aynı gün bayraktarlar, ikindiye kadar davullarla köyde dolaşarak köy halkının çıkardığı ‘sini’ dediğimiz lokum, kadayıf, tokurcum gibi tatlılar ile meşrubat, bisküvi, çerez, gofret gibi yiyecekleri ve hediyelik eşyaları toplayarak oğlan evine getirirler. Ayrıca oğlan yengeleri ikindiye kadar tekrar insanları kınaya davet ederler.

İkindi ezanından sonra oğlan evinden, kınacılar ve oğlan yengeleri davullar eşliğinde önce muhtara giderler ve tepsilerindeki mumları yaktırırlar. Sonra kız evine gelirler. Kız evinde dışarıda davullar çalarken, ev içinde gelin kız manilerle övülür ve ağlatılır. Bu sırada gelin kız yöresel bir kıyafet giyer, başına yüzünü kapatacak şekilde kırmızı bir şal örtülür. Kız yengeleri gelin kızın koluna girerek bahçeye çıkarırlar ve bir sandalyeye oturturlar. Orada demir paralar tepsideki kınaya bandırılıp gelinin avucunun içine koyulur, eline de eldiven geçirilir. Bu kınalı para, düğünden sonra ‘’Eve bereket, bolluk getirsin’’ diye damadın cebine koyulur.

Gelin kız tekrar eve götürülürken oğlan yengelerinin tepsisi dolaştırılır, erkekler tepsiye para atarlar.

Kınacı grubu İskele içinde uzun bir yol kattetmek zorundadır...  Bayrak ve davulcular önde, kınacılar arkada kız evinden ayrılırlar ve köyü dolaşırlar.

Bayrak ve davulcular önde, kınacılar arkada kız evinden ayrılırlar ve köyü dolaşırlar.

Gençler arasında zaman zaman şakalar yapılır...

Kınacılar dolaşırken belli yerlerde durulur, köyün gençleri oynarlar.

Köyü dolaşan kınacılar oğlan evine gelirler. Burada kınacılara ve misafirlere akşam yemeği verilir. Yemekte çorba, keşkek, nohut, etli patates veya et, pilav, hoşaf ve höşmerim gibi tatlılar ikram edilir.

Akşam yemeğinden sonra kına gecesi (gece oyunu) yapılır. Kına gecesinde yöresel ve güncel oyunlar oynanır. Damat, gelin ve akrabalarının yanı sıra diğer misafirlerde oyunlara katılır. Eğlencede daha önceleri bakır ve teneke çalarak sonrasında tef çalarak şimdilerde ise saz ekibi ve orgla oyunlar oynanmaktadır.

Kına gecesinin sonunda gelinin eline ve ayaklarına kına yakılır.

Ve İskele oyun meydanında OYUN'un açılış dansı...

Dansı takip eden bir kaç dakika içinde oyun alanı bir anda kalabalıklaşır...

'Damadın arkadaşlarını sahneye davet ediyoruz' anonsu ile oyun meydanı erkeklere bırakılır... 

Düğünün 3. gününde ikinci gün olduğu gibi bayraktarlar bayrakla birlikte, davullarla köyü dolaşarak ‘sini’ dediğimiz lokum, kadayıf, tokurcum gibi tatlıları ve hediyeleri toplamaya devam ederler. Öğle namazından önce oğlan evi tarafından camide mevlit okutulur. Namazdan sonra bütün köy halkına ve misafirlere yemek verilir. Öğleden sonra gelin arabası süslenir. Damat traşını olup takım elbiselerini giyerken, gelin kız da başını yaptırır ve gelinliğini giyer. İkindi namazından sonra gelin konvoyuna katılacak arabalar oğlan evinde toplanırlar. Arabalara yazma ya da havlu bağlanır. Damat, oğlan yengeleri ile birlikte gelin arabasına biner. Oğlan yengeleri yanlarında içinde tava ekmeği, keşkek ve kadayıf tatlısı olan bir heybe götürürler. Gelin arabası diğer arabalarla beraber konvoy oluşturarak, bayrak ve davullar önde olmak üzere kız evine doğru ilerler.

Gelin arabası gelinin evinin önünde durur. Bu arada davullar çalmaya devam eder. Oğlan yengeleri arabadan inerek kız evinin kapısını çalar. Kız evi kapıyı açmak istemez. İçerdekilere para verilir, verilen parayı kabul ederlerse kapıyı açarlar. Oğlan yengeleri getirmiş oldukları heybedeki tava ekmeği, keşkek ve kadayıf tatlısını kız evine verirler. Kız evi heybeye; üç elma, demir para, çivi, buğday ve kül koyarak oğlan yengelerine geri verirler. Heybeyi bir çocuk alır ve damada götürür. Damat da çocuğa para verir. Oğlan evi yengeleri evden çıkarken çiçek, yiyecek ve beğendikleri eşyaları oğlan evine götürmek için yanlarına alıp arabalara koyarlar. Kız evinde ise gelinin babası gelinin beline kırmızı kurdeleyi bağlamadan üç kere belinden çevirip sonra beline bağlar. Kızına ayakkabılarını giydirir.

Gelin evdeki annesi, babası ve yakın akrabalarının ellerini öperek vedalaşır. Elini öptüğü kişiler geline harçlık verirler. Köyün imamı ve oradakiler tekbirlerle dışarı çıkarlarken babası, dedesi, amcası, kardeşi gibi yakın akrabaları gelinin kollarına girerek onu evden çıkarırlar.

Gelin damadın yanına binerken üzerine şeker atılır. Gelinin yanına bir kız yengesi de biner. İki oğlan yengesiyle beraber ve damat gelin arabasıyla kız evinden ayrılırlar.

Bayrak ve davullar önde konvoy halinde köyün çıkışına kadar gidilir. Sonra arabalar konvoy halinde giderek derenin üzerindeki köprüden geçerler.

Köprüden geçerken gelin heybeye konan üç elmadan birini dereye atar. Araba konvoyu bir süre gidip geriye döner. Dönüşte köprüde durulur arabalardan inilir. Damat ve gelin ile akrabaları köprüde oynarlar.

Sonra arabalara binilip konvoy halinde köye girilir.

Davullar ve bayrak önde ağır ağır oğlan evine gelinir. Oğlan evine gelinirken bir çeşmeye ikinci elma atılır. Oğlan evine gelindiğinde gelin arabası evin önünde durur. Gelin arabası korna çalar ve damadın yakınları arabaya para yapıştırırlar. Damat gelini arabadan alarak koluna girer ve eve doğru götürür. Bu sırada damat ve gelinin üzerine şeker atılır.

Gelin eve girerken üç defa sağ ayağı ile girip çıkar. Kapının başına yağ sürülüp, eşiğine çivi çakılır, devamlı evde dursun çivi gibi çakılı kalsın diye. Bir tava ekmeği gelinin; üç kere başından, üç kere sağ kolundan, üç kere sol kolundan sonra belinden çevrilir. Sonra bu tava ekmeği parçalara bölünüp oradakilere dağıtılır. İnanışa göre o ekmeği yiyenlerin dişleri hiç ağrımazmış. Evde gelini kucağına küçük bebek verilir. Erkek bebek verilirse oğlan, kız bebek verilirse kız olsun diye. Sonra o bebek yatağın üzerinde yuvarlanıp üçüncü elma bebeğin eline verilir. Damat gelini içeri aldıktan sonra dışarı çıkar tüfekle iki el ateş eder. Arkadaşlarıyla davul önünde oynar. Oynadıktan sonra tebrikleri kabul eder ve eve girer. Sonra kız evi gelir. Kız evi tavuk, pilav, meyve ve tatlı getirir.

Damat yatsı namazına gider ve namaz sonunda camideki büyüklerinin ellerini öper. Damat camideyken çocuklar damadın ayakkabısını saklarlar ve sonra para alırlar. Bazı damatlar bunu bildikleri için eski ayakkabı ile camiye gelirler. Namaz çıkışında damat öne geçer, imam ve cemaatten kişiler tekbirlerle damadı evine kadar götürürler. Evin önünde dua yapılır. Orada bulunanlara lokum ve içecek ikram edilir. Sonra imam, gelin ve damatla bir araya gelerek imam nikâhı dediğimiz dini nikahı kıyar.

Kız evinin getirmiş olduğu tavuk, pilav, meyve ve tatlıyı gelin ile damat birlikte yerler. Ve böylece düğün bitmiş olur. Sabah olunca gelin kutlamaya gelenlere mendil, yazma, havlu gibi hediyeler verir. Düğün bitip üzerinden 2 gün geçtikten sonra ise kız evinde yemek yapılır.Bu yemeğe yakın akrabalar çağrılır.Gelin ve damat anne babalarıyla akrabalarının elini öper.

Sevgili İlkateş okurları; sizlere İskele düğün geleneklerini anlatmaya çalıştım. Umarım beğenmişsinizdir ve yaşamış kadar olmuşsunuzdur...

DÜĞÜN FOTOĞRAFLARINI KULLANDIĞIM VOLKAN & EMİNE KARAŞ ÇİFTİNE VE TÜM EVLİ ÇİFTLERE ÖMÜR BOYU MUTLULUKLAR DİLİYORUM...

DARISI İSKELELİ GENÇLERİN BAŞINA..!

NİCE İSKELE DÜĞÜNLERİ GÖRMEK DİLEĞİYLE...

 


6804 defa okundu

     
 
   YORUMLAR
Eline, Diline, Kalemine Sağlık OĞUZHAN Evladım! Benim çocukluğumda Susurluk'ta yaşadığım düğünleri anlatmışsın (yaş 74), teşekkür ediyorum, bir güzel ağlattın... Belgesel eserinin fotoğrafları da çok güzel. Lakin, kamera çekimi de yapılmışsa, buraya eklenemez mi? Daha fazla gözyaşı dökelim... Yücel Bey'in 40 gelin, 40 damat, 40 düğün rüyası var ya... OĞUZHAN'ın senaryosuna uygun, başrolünü üstleneceği böyle bir şölenin İskele'de seneye gerçekleşmesi temennisiyle... Mustafa Önol
18-06-2010    Mustafa ÖNOL
Sevgili Oguzhan,yine güzel bir calisma cikartmissin.Örf ve adetlerimizin unutulmamasi icin iyi bir örnek olacagi düsüncesindeyim.Yazilarinin ve calismalarinin devami dilegiyle Almanya`dan sevgilerle... M.AYDIN
16-06-2010    Mehmet Aydin
oğuzhancım ellerine sağlık çok güzel olmuş inşllah senin düğün fotolarınıda izleriz böyle ayrıca bize bu jesti yaptığın için teşekkür ederiz darısı bütün bekarların başına volkan&emine
15-06-2010    emine karaş
Eline ve emeğine sağlık Oğuzhan. Bu çalışman ile gelecek nesillere de faydalı bir not bırakmış olmuşsun. İskele'ye gittiğinde, senden bu tür çalışmaları daha çok bekliyorum. Özellikle de yaşı 90'ı bulmuş büyüklerimizle; renkli simalarla yapacağın söyleşileri bekliyorum. SAHİ; ben hep erkeklerle yaptım; sen bir ninemizle yapsan keşke bir söyleşi... Bir kadınla röpörtaj ilginç olabilir :) İLK ATEŞ BAŞ YAZARI 
15-06-2010    admin



 
 
  1589559
   
Anasayfa   |   Künye   |   İletişim   |   İlk Ateş Baş Yazarı