BİR BABALAR GÜNÜ ÖYKÜSÜ... İLK ATEŞ ® || Kültür, Sanat ve Edebiyat ... || Güncel haberler, yazarlar, son dakika, haber, anında haber, spor
İBRAHİM ERGÜL Anasayfaya Dön
iergul@t-online.de  

İşte o sene, ben 36 yaşındaydım. Pazar günü köye çıkmıştım. Kendi becerimle tarlalardan, ormandan topladığım çiçeklerle bir buket yapıp ve kiraz salkımları ile süsleyip, Balıkesir’e indiğimde babalar gönünü kutlamıştım babamın ilk kez..! Yıllar önceydi. Anlatayım size...

Babalar günü geldiğinde kendimde bir eziklik, suçluluk duygusu hissederim.

Kendimi bildim bileli anneler gününde annemi mutlaka hatırlamışımdır. Küçüklü, büyüklü hediyelerle gönlünü almış, hiç bir şey yapmasam bile şımarıklık (!) edip sarılıp öpmüşümdür...

Yıllarca babamı 'Babalar Günü'nde kutlamak aklımın ucundan dahi geçmedi!

Babalar gününün varligindan malesef haberim yoktu !

Bugün oturup bir öz eleştiri yapmak zorundayım.

Yıllarca niye bekledim? Niye 36 yaşında Babalar Günü’nün varlığından haberdar oldum?

Annemin beni uyarmasını mı beklemeliydim ?

Sanırım 1999 senesi idi..

Annemin, anneler gününü kutlamıştım. Her zamanki gibi çok mutlu olduğunu ifade etmiş, eklemişti: ’Sen bari bu sene babanın babalar gününü kutla..!’

Ahh.. Güzel anam, kara yazılı anam..

Okuma yazma bilmesede gündemi takip etmekten geri kalmazdı.. Gene öyle oldu, Babalar Günü’nünün varlığından haberdar etti beni!   

İşte o sene 36 yaşındaydım. Pazar günü köye çıkmıştım. Kendi becerimle tarlalardan, ormandan topladığım çiçeklerle bir buket yapıp ve kiraz salkımları ile süsleyip, Balıkesir’e indiğimde  babalar gönünü kutlamıştım babamın ilk kez! 

İki elinin arasına alıp yanaklarımı her iki gözümden öpmüştü. 36 Yaşındaydım, Oysa babam beni 6 yaşındaki çocuğu imişim gibi sarmıştı..

Başka bir sevgi idi bu.. Diğerleinden farklı kılan..

Onu ancak şimdi çözebiliyorum. Çocuklarımla babalar günü geldiğinde sarılıp koklaştığımızda..

Neden böylesi duyguları erteliyoruz? Büyümeyi mi bekliyoruz?

Babaniz hayatta oldugu sürece büyüyemiyeceksiniz!

Baba diye seslendiginizde yanit alamazsaniz, fikrine basvuracaginiz babaniz yoksa büyümüssünüzdür artik.

Bir çağrım olaçak tüm çocuklardan;

Yaşımız 6 da olsa, 66 da olsa babamızı şöyle bir sarıverelim yaşıyorsa.

Babalar Günü’nü kutlayıp, onu çok sevdiğimizi ifade edelim..

Çok bir şey mi bu?

Düşünemiyorum ama ola ki baba ile cocuklar arasındaki kırgınlıklar varsa, ne adına olursa olsun, bu gün son bulsun..

Bizleri hayata hazırlayan, yön veren, kişiliğimizin gelişmesinde önemli bir yer edinen babalarımızın ellerinden öpüyorum. Ahirete göçmüş olanları ise, başta sevgili babamı rahmetle anıyor, önlerinde saygı ile eğiliyorum.

 


3296 defa okundu

     
 
   YORUMLAR
"""Babaniz hayatta oldugu sürece büyüyemiyeceksiniz! Baba diye seslendiginizde yanit alamazsaniz, fikrine basvuracaginiz babaniz yoksa büyümüssünüzdür artik.""" İbrahim, bir çocuğun ne zaman büyüyeceğini o kadar güzel anlatmışsın ki... Diline , ellerine sağlık. Ben de 18 Mart 1995'te büyümüştüm. Simav'dan selamlar. Ercüment ÇALI ( Eski Akçakertilli )
17-07-2010    Ercüment ÇALI
Hislerimize tercüman olduğun için teşekkür ediyorum.Güzel bir yazı olmuş.
20-06-2010    TURAN KURNAZ
Rahmetli babamın babalar gününü kutluyorum. O yaşamda iken; nasırlı ellerini, dudak izine hasret yanaklarını öpemediğim için çok pişmanım. Anneler "şapur şupur" öpülebilir ama nedense babaların öyle şımarıkça şapur şupur öpülmesi caiz değildir. Babaları hayatta olanlar; sizler çok şanslısınız. Geç kalmadınız çünkü.. Sabah olunca tükürüklü filan demeden ıslak ıslak içinize çeke çeke öpün. Bakmayın onların kaşlarının çatık olduğuna. Bırakın tükürüğü, babaların yanaklarında dudak izi bile pek azdır, hatta yoktur. Nedense; babaların da bir zamanlar çocuk olduğu, onların da sevilmeye şımartılmaya ihtiyaç duyabileceği hep unutulur. Onlar hep sert, otoriter olmak zorundadır. Ağlayamazlar bile, ailesini geçindirmek için ekonomist olmak, bazen izin vermemek, ailesinin yarınlarını düşünmek, eğer gerekiyorsa "HAYIR" demek hep onların görevidir. Ankara'da bir afişte okuduğum şu haksız cümlelere bakın; "Babamı da annem kadar seviyorum". Bu nasıl şey? Bu nasıl reklam? Buradaki berbat düşünce bozukluğu kimse farketmiyor mu acaba? Şu yaşam neden acayip filmde babalara bu haksız rolü kim reva görmüş ki. Bu adalet değil..! Her neyse; tüm babaların babalar gününü kutluyorum. İbrahim abi öncelikle senin tabi.. YÜCEL
19-06-2010    İlk Ateş Okuru



 
 
  1589556
   
Anasayfa   |   Künye   |   İletişim   |   İlk Ateş Baş Yazarı